myspace layouts, myspace codes, glitter graphics Sevinmek için kendimize kısa bir süre izin verebiliriz........ - Blogcu Myspace Codes, Myspace GraphicsMyspace Codes, Myspace GraphicsMyspace CodesMyspace BackgroundsMyspace Text Generator, Myspace Graphics




ImageChef.com - Create custom images

Sevinmek için kendimize kısa bir süre izin verebiliriz........

31/12/2008 - YENİYIL

Kategori: ANLAYANA


2 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/12/2008 - ANNE-BEBEK

Kategori: ANLAYANA

.....ANNE heryerde ANNE ,BEBEK heryerde BEBEK.....
Bu resim çok ama çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim..
....ANNELERİMİZİN DEĞERİNİ BİLELİM....


1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/12/2008 - ELBİSE

Kategori: AAAA NE GUZEL

Sevgilim  yiğenim canım ELİF'ime ördüğümüz elbise ..CANIM ARKADAŞIM TACİSER
ellerine sağlık katkıların için teşekkürler yüreği güzel yüzü güzel arkadaşım...Öpücük
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/12/2008 - PATİK

Kategori: AAAA NE GUZEL




BEYHAN teyzemin ördüğü güzel patik.ellerine sağlık...
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

8/12/2008 - KURBAN BAYRAMI

Kategori: ANLAYANA

ZİYARETE GELEN SEVGİLİ ARKADAŞLARIM ..BAYRAMDA İSTANBUL'A ANNEM BABAM VE KARDEŞLERİMİ ZİYARETE GİDİYORUM DOLAYISIYLA BURADA.. HEPİNİZİN BAYRAMINI KUTLUYORUM..SEVGİLER





1 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/11/2008 - SOBE

Kategori: ANLAYANA

SOBE

SEVGİLİ ARKADAŞIM-KOMŞUM BERCESTE 06 BENİ SOBELEMİŞTİ İŞTE SOBESİNİN CEVAPLARI…….BU GÜLLERDE SANA...

 

1-ADINIZ
GONCA
2-NEREDE OTURUYOR VE NERELİSİNİZ?
ANKARA’LIYIM, ANKARA’DA OTURUYORUM
3-MESLEĞİNİZ
EV HANIMIYIM-ANNEYİM (DAHA ÖNEMLİ İŞ VARMI?)
4-EN ÇOK SEVDİĞİNİZ MÜZİK VE SANATÇI
KULAĞIMA HOŞ GELEN VE O AN İÇİN RUH HALİME UYGUN MÜZİKLER SEVERİM, FUNDA ARAR, FERHAT GÖÇER, ONUR ŞAN, NİRAN ÜNSAL, SİBEL CAN, EBRU GÜNDEŞ VE TABİKİ TARKAN’I SEVERİM.
5-EN SEVDİĞİNİZ FİLM VE SANATÇI
EN SEVDİĞİM DEĞİLDE BANA BİR ŞEYLER KATAN, İBRET OLAN, KONUSUNDA KENDİMDEN BİR ŞEYLER BULDUĞUM FİLİMLERİ SEVERİM. PEK ÇOK SANAYTÇIYI BEĞENİYORUM.

6-YAPTIĞINIZ SPOR VAR MI?
YÜRÜYÜŞ YAPMAYI SEVİYORUM..
7-GİYİM TARZINIZ
YERİNE GÖRE GİYİNMEYİ SEVERİM, GENELLİKLE SPOR KIYAFETLER RAHAT OLMAMI SAĞLIYOR.

8-EN SON OKUDUĞUNUZ KİTAP
OOOOO EN SEVDİĞİM SORU BU OLDU: KESİŞEN HAYATLAR-DANIELLA STEEL
9-EN SEVDİĞİNİZ YAZAR VE YAZARLAR
DANIELLA STEEL,AYŞE KULİN,İBRAHİM BİLGİNOĞLU,FRANK MCCOURT,PEYAMİ SAFA,HIFZI TOPUZ,ORHAN KEMAL,SOLMAZ KAMURAN,İLHAN SELÇUK,CAHİT ÜLKÜ,ANN CHAMBERLIN,SUSANNA TAMARO,VC ANDREWS…….(ARKADAŞLAR KİTAP OKUMAYI ÇOK SEVERİM BENİM BU LİSTE BİTMEEEEZ)
10-SİZİ EN MUTLU EDEN KİŞİ
TABİKİ CAN KOCAM SEVGİLİ EŞİM ,BİTANEM CENK BEY
11-EN SEVDİĞİNİZ YEMEK VE YEMEKLER
ÇOK YEMEK SEÇMEM ALLAH’IN VERDİĞİ NİMETLERE ŞÜKREDERİM.

12-ÇOK SIKINTILI ANLARINIZDA KURTARICINIZ KİMDİR VEYA NEDİR?
HERŞEYDEN ÖNCE TÜM ALEMLERİN YARATICISI ,BİRİCİK EŞİM,AKLIM….
13-HAYATININ EN ÖNEMLİ OLAYI NEDİR?
HAYATIMIN EN ÖNEMLİ OLAYI TABİKİ DÜNYA TATLISI İKİ PRENSESİMİN DOĞUMLARI.
14-SİZİN İÇİN SEVGİ NEDİR?
SEVGİ…………………………………………….
15-BAŞINIZA GELEN EN MATRAK OLAY NEDİR?
?
16-YAŞAMINIZDA BAŞINIZA GELEN EN KÖTÜ OLAY NEDİR?
ÇOK ŞÜKÜR AİLEMDEN HERKES HAYATTA VE SAĞLIKLI ÖLÜMDEN BAŞKA HERŞEYE ÇARE VAR ALLAH’A ŞÜKÜR GERİSİ BOŞ..
17-SADECE 5 KELİMEYLE KENDİNİZİ ANLATIRMISINIZ
AŞK: EŞİME BESLEDİĞİM…

SEVGİ: YAVRULARIMA BESLEDİĞİM…

SAYGI: ÖNCE KENDİME SONRADA HAK EDEN HERKESE GÖSTERDİĞİM…

HUZUR: AİLEME SAĞLAMAYA ÇALIŞTIĞIM…

DOSTLUK: HAK EDEN HERKESLE PAYLAŞTIĞIM…

 

http://salkimhanimintaneleri.blogcu.com/

 

http://hulyaren.blogcu.com/

 

ARKADAŞLARIMI SOBELEMEK İSTİYORUM HEPİNİZE SEVGİLER…

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/11/2008 - Bebeğimize şal

Kategori: BEN YAPTIM

Komşumun biricik torunu apartmanımızın bebeği AZRA'ya ördüğüm minik şal.bununla çooook sevimli oldu çok yakıştı kızımıza güle güle kullansın..




1 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/11/2008 - üzgünüz

Kategori: ANLAYANA

Biricik arkadaşım gerçek dostum MELTEM bacımın biricik babası Tansu Amcamızı kaybettik acımız tabiki çok büyük Tansu amcaya Allah'tan rahmet  üzüntülü yavrularına sabırlar vermesini diliyorum..AğlaKaş çatmışAgliyor
3 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/11/2008 - AFİYET OLSUN

Kategori: ANLAYANA

ZİYARETE GELEN TÜM ARKADAŞLARIMA AFİYET OLSUNGülümse

 

Bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır.

Türk kahvesinin Osmanlı'da ne denli vazgeçilmez olduğunu, tarihini inceleyince görüyoruz. Bir açılıp bir kapatılan kahvehanelerden bugüne gelen bol köpüklü kahvemizi ne kadar tanıyoruz?

 

Dünyada Türk adının sık sık geçtiği bir konu da kahvedir. Türk kahvesinin adını ve ününü duymayan azdır. Fakat gerçek tadını bilenlerin sayısının fazla olduğunu söylemek zordur. Kahve alışkanlığını Türklerden alan Avrupa ülkeleri sonradan kendi tarzlarını geliştirmişlerdir. Geleneksel Türk kahvesi hazırlanışı, pişirilmesi, sunulması, araç ve gereçleriyle ayrı bir kültürdür.

 

Kahvenin Türkiye'den önce Arap yarımadasında, Mısır ve Hindistan'da yayıldığını biliyoruz. Zaten kelime olarak Arapça "kahwa" dan geliyor. Bu sözcüğün de Habeşistan'da kahve üreten Kaffa yöresinden alındığı sanılıyor. Önceleri, dövülüp toz haline getiriliyor, böylece bir nevi ezmesi yapılarak ekmek üstüne sürülüp yeniyormuş.

 

Kahvenin Türkiye'ye ilk kez, Hükm ve Şems isimli iki Suriyeli tarafından 1555'de getirildiği rivayet edilir. Diğer bazı kaynaklarda ise Kanunî Sultan Süleyman zamanında (1520–1566) Habeşistan Valisi Özdemir Paşa tarafından getirildiği kaydedilir.

 

Tahtakale'de açılan ilk kahvehane yalnız halkın değil müderris ve kadı gibi okumuş kesimin de ilgisini çekmiştir. Ne olduğu tam olarak bilinmeyen bu yeni madde bir uyuşturucu muamelesi görmüş ve sözde kömürleşme derecesinde kavrulan her şeyin Müslümanlıkta haram sayılacağı bahanesiyle din adamlarınca yasaklanmıştı. Bir rivayete göre bu dönemde kahve taşıyan gemiler dipleri delinerek batırılmıştı. Her şeye rağmen kahvenin sevilip yaygınlaşması önlenememiş ve Sultan III. Murat (1546–1595) zamanında İstanbul'da kahvehane sayısı 600'ü geçmişti. Kahvehaneler, manzaralı yerlere, köşk şeklinde inşa edilir, çoğu kez verandaları olurdu. İçlerinde yaşmaklı bir kahve ocağı, çepeçevre kerevetler ve bazen orta yerde bir havuz yer alırdı. Buralarda kahveden başka nargile ve çubuk servisi de yapılırdı. Eski kahvehaneler edebiyat, müzik faaliyetleri için klüp niteliğinde merkezler haline gelmişti. Bu yönleriyle Fransız kahvelerinin atası sayılırlar.

 

Türk kahvesinin çekirdek durumundan pişirilme ve sunulma aşamasına kadar kullanılan araç ve gereçleri gerçek bir müze oluşturacak zenginliktedir. Bakır ve pirinçten yapılan su ibriği, cezve fincan zarfları ve pişmiş kahveyi taşımak için kullanılan kahve askılarının karakteristik özellikleri vardı. Bunlar bazen gümüş ve altından da olabiliyordu. Fincanlar tamamen Türk zevkine uygun biçim ve motiflerle gerek ülke içindeki İznik ve Kütahya atölyelerinde gerekse Avrupa'nın ünlü porselen merkezlerinde imal ediliyordu. Daha sonra bu takımlar Avrupa ülkeleri tarafından kendi piyasaları için de imal edilmiş ve "ala turque" diye isimlendirilmiştir. Soğutma kabı, muhafaza kutusu gibi bazı araç ve gereçler ise ağaçtan yapılmakta ve oymalarla dekore edilmekteydi. Bursa ve İstanbul'da yapılan nakışlı, yazılı ve ahşap aplikasyonlu kahve değirmenleri de ünlüdür.

 

Tiryakiye yakışır bir kahve ağır ateşte 15-20 dakika pişirilmeli, cezve sık sık ateşe sürülüp geri çekilmelidir. Eskiden böyleydi. Her fincan kahve için bir kaşık kahve ve bir kaşık şeker günümüzde kural haline gelmiştir. Nasıl pişirilirse pişirilsin köpüksüz bir Türk kahvesi düşünülemez. Eski Türk kahvesi ise genellikle şekersiz olurdu. Bunun yerine kahve öncesinde veya sonrasında tatlı bir şey yemek veya içmek geleneği vardı. Tatlı olarak şerbet gibi içecekler alındığı gibi reçel, şekerleme veya lokum da yenirdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun etkisindeki Yunanistan, Makedonya, Yugoslavya gibi yerlerde ve Türkiye'de kadınlar tarafından Türk kahvesi genellikle şekerli olarak alınırdı. Bu bakımdan sade, yandan çarklı, orta vb. gibi isimlerle kırkı aşkın kahve pişirme şekli bulunmaktadır. Şayet kahvenin değişik ve güzel bir koku taşıması isteniyorsa fincanların dibine yerleştirilen bir mahfaza içine kokulu maddeden bir parça konulurdu. En çok yasemin, amber, karanfil ve kakula kullanılırdı.

 

Türk kahvesinin sunuluşu gerçek bir geleneksel tören havasında olurdu. Bu tören çekirdek kahvenin kavrulmasından, pişirilip fincanlara konulması ve konuklara ikramına kadar uzun, seyirlik safhaları kapsamaktadır. Gerçek Türk misafirperverliği ve konuğa olan sıcak saygının bir örneğini bu törenlerde izlemek olanağı vardır. Günümüzde kız istemeye gidildiğinde kahveyi evlenecek kızın taşıması ve onun taşımadaki ustalığı, ayrıca pişirdiği kahvenin lezzeti bu törenlerden kalan önemli bir gelenek olarak hâlâ sürdürülmektedir. Geçmişte Türkiye'yi ziyaret eden gezginler, diplomatik kişiliği olan büyük elçiler ve aileleri hatıralarında Türk kahvesinin bütün özelliklerinden ve bu törenlerden mutlaka söz etmişlerdir.

 

Türk kahvesinin içiminden sonraki başka bir geleneğin, özellikle kadınlar arasında sürdürüldüğünü genellikle herkes bilir. Bu kahve falıdır. Kahve telvesinin fincan içinde ve fala bakmak üzere fincan çevrildiği için tabağında oluşturduğu çeşitli izler ve işaretler "uzmanları" tarafından yorumlanarak anlatılır. Araştırmalardan anlaşıldığına göre kahve falı yalnız Türk-Osmanlı dünyasında görülmektedir. Nitekim bugün bağımsız ülkeler olan eski Osmanlı eyaletlerinde de (Yunanistan, Bulgaristan, Mısır, Makedonya, Bosna - Hersek vb.) bu folklorik uygulamanın sürdüğünü görüyoruz.

 

Türk kahvesinin ayrıcalığını belirleyen noktaları özetlersek diyebiliriz ki; Türk kahvesinin (dozunda içildiği takdirde) sağlığı tehdit edecek zararlı yanı yoktur. Teskin edici ve dinlendirici özelliği vardır. Bir fincan kahvedeki 50 mg. kafein hemen vücuttan atılır. Bu bakımdan Türk kahvesi fincanı ideal ölçülere sahiptir. Bir fincandan fazla içildiğinde zihin açıcı, uyarıcı, enerji verici özelliği ön plâna çıkar. Sindirime yardımcı olur. Bu yönüyle şekerli içmemek kaydıyla kilo almayı ve mide ekşimelerini önler. Yerinde ve zamanında içildiği zaman olağanüstü bir keyif verici olarak ün yapmıştır.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

13/11/2008 - TAVSİYE

Kategori: ANLAYANA

MUTLULUK TAVSİYELERİ

*Size negatif enerji veren insan ve mekanlardan uzak kalmaya dikkat edin.
*İsteklerinizi dolaylı yönlerden değil,kısa ve öz dile getirin.
*Yapamayacağınız yada yapmak istemediğiniz taleplere 'HAYIR' deyin.
*Ne yaparsanız yapın mutlu edemeyeceğiniz insanlara enerjinizi ve vaktinizi harcamayın.
*Zamanınızı iyi yapılandırmaya çalışın.Çalışma dengenizi iyi ayarlayın.
*Gerçek dostlara ve ilişkilere zaman ayırmaya özen gösterin.
*Haftanın beş günü tempolu yürüyüş yapın.
*Kışın güneşli günlerde dışarı çıkmayı ihmal etmeyin.
*B vitaminini eksik etmeyin.Beslenmenizde vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanan şikayetler,halsizlik,ilgi kaybı gibi belirtiler depresyonla karıştırılabilir.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Devam edelim mi? ->

Hakkımda

BENİM OLANLAR.....

Son Yazılar

YENİYIL
ANNE-BEBEK
ELBİSE
PATİK
KURBAN BAYRAMI
SOBE
Bebeğimize şal
üzgünüz
AFİYET OLSUN
TAVSİYE
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

Kategoriler


Arkadaşlarım


myspace

elifce
funmak
sacita
goznuru
orgun
fivefebruary
143
yapabildiklerimbunlar
şengül karsak
fatogelin
aslanbaysevinc
hobilerimden
nilayak
eminedantelorgu
turkuaz37
mavi1
pelinimm
illede
alpnur
kizlaricin
blogcuabla
esko
handworks
bferi
knitting
almulaca
hobilendik
orguhazinem
eliisi
lilax
hayalevi72
magicdesignhayaleturet
selininisleri
orgucafe
ceride
hobihome
meyvelerinfaydalari
sibelalp
karakurum
deniznehir
hobbydantel
blogyardim
yagmurcagla
elele
sacbakimiyontemleri
sekerlivanilin
yurdanur45
bebekveresimleri
cocukcaseyler
orguormek
bebeksagligi
healthcare
yeteneklerimm
Nalan Coşgun
loana
makyajteknikleri
vacations
besthotels
versatile
animalimages
ekke
biryudumhobi
zehrapelin
dantelcafe
cilginogretmen
netorgu
aacemicadi
meyvelerinfaydasi
pelinozden
erkekbebekresimleri
ozlemaslantas
funnyimages
turkeyvacations
francevacations
seraplar
blogdenizi
dantelistan
aglocohakkinda
lezzetliyemek
users online Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı